Anasayfa
 
________________Anasayfa
     
 

"BÜTÜN FİKİRLER BİR FİİL HALİNE GELMEK MEYİLİ GÖSTERİRLER"

 

 

 
     
Uzm. Dr. Hakan Aytaş
Uzm. Dr. Hakan Aytaş
     
 

Tıp Doktoru

Aile Hekimliği Uzmanı

Akupunkturist

Hipnoterapist

 
     
İletişim & Ulaşım
İletişim & Ulaşım
     
 

Reşit Galip Cad. Rabat Sk. 22/1, GOP, Ankara

312 445 00 46

532 360 80 64

hipnozankara@yahoo.com

 
     
HİPNOZ
HİPNOZ
             
   
Hipnoz Nedir?
     
Hipnozla İlgili Kavramlar
       
Hipnoz Ne Değildir?
         
Hipnoz ve Hipnoterapide İstenmeyen Etkiler ve Tehlikeler
           
Sık Sorulanlar
 
 
Hypnos ve Hipnotizma Tarihi
___Hypnos ve Hipnotizma Tarihi
   
         
   
NYX
   
MESMERİZM
     
   
UYKU TANRISI
    CHARCOT    
        MİLTON ERİCKSON        
 
JAMES BRAİD
          PUYSEGUR  
         
MONOİDEİZM
   
    FRANZ ANTON MESMER          
       
MANYETİZMA
 
ESDAİL
 
       
       
 
Bilinç / Bilinçaltı
____________Bilinç / Bilinçaltı
     
 

%5

--------------------

%95

 
     
 
Beyin ve Beyin Dalgaları
______Beyin ve Beyin Dalgaları
                   
  GAMMA                
                   
    BETA              
                   
        ALPHA          
                   
            THETA      
                   
                DELTA  
                   
 
Hipnoz Uygulama Alanları
_____Hipnoz Uygulama Alanları
                   
     
TOPLUMSAL ETKİLEŞİM
       
             
TİCARET
 
   
REKLAMCILIK
  EĞİTİM      
              SAHNE  
     
MOTİVASYON
 
SİYASET
   
 
SAĞLIK
           
 
SPOR
         
 
        EĞLENCE    
KONSANTRASYON
 
     
PAZARLAMA    
      PERFORMANS     KİŞİSEL GELİŞİM  
                   
 
Hipnoterapi
________________Hipnoterapi
     
 

SAĞLIK ALANINDA

ALTERNATİF veya TAMAMLAYICI BİR YÖNTEM OLARAK

HİPNOZ

 
     
 
Katatimi
__________________Katatimi
     
 

HAYAL GÜCÜNÜN YÖNLENDİRİLMESİYLE SAĞLANAN

İYİLİK VE SAĞLIK

 
     
 
For English
________________For English
     
 

"ANY IDEA, HAS A TENDENCY TO BECOME REAL"

 

 

 
     
 

*

Hipnoz Nedir?

 
 

* DOĞAL, PSİKOLOJİK BİR MEKANİZMA

*BİLİNÇALTI ALANINA ULAŞMANIN BİR YOLU

* TELKİNE AÇIK OLMA HALİ

En basit tanımı ile Hipnoz, telkinlere açık olma halidir.

Bilincin günlük kaygılardan uzaklaştığı yoğun bir gevşeme ve konsantrasyon halidir. Bu rahatlamış durumda bilinçaltı telkinlere en iyi şekilde cevap verebilir.

Bu esnada "uykuda" veya "bilinçsiz" olmak gibi birşey sözkonusu değildir.

Sadece yapmak istediğiniz değişikliklerin bilinçle değil, bilinçaltı vasıtasıyla olmasına "izin" verirsiniz.

Derin gevşeme hali verilen telkinlerin bilinçaltı tarafından daha kolay kabullenilmesini sağlar.

Özel bir uygulama olan sahne hipnozu ve Hollywood filmleri maalesef hipnozla hakkında birçok yanlış inanışa neden olmuştur.

Yaygın olarak bilinenin aksine hipnoz, bilincin teslimiyeti değil, telkinlere üst seviyede cevap alınan bir bilinç değişikliği halidir.

Bu bilinç değişikliği haline günlük hayatta da farkında olarak veya olmadan defalarca girilip çıkılmaktadır.

En sık uygulama şekli genellikle hipnozu yapan bir kişinin (operatör, hipnotist, hipnotizör) hipnoz uygulanacak kişiyi (suje) tercihen monoton şekilde tekrarlanan sözlü komutlarla kademe kademe ilerleyen bir şekilde yönlendirmesidir.

Bunun yanında birçok mistik, filozofik, dini sistemde olduğu gibi öğrenilmiş bir gevşeme esnasında solunuma veya bazı ritüellere konsantre olarak kendi kendine hipnoza girmek de mümkündür.

Günlük hayatımızda sürekli olarak bilinçaltımızın önerileri ve yönlendirmesi altında birşeyler yaparız. Bazen bir ekmek almak için girdiğimiz marketin kasasında ödeme yaparken aslında çok da ihtiyacımız olmayan birsürü şey aldığımızı farkederiz. Veya hiç de ihtiyacımız olmadığı halde kapımızı çalan pazarlamacının "tekrarlayan" tarzda ezberlenmiş gizli telkinlerine teslim oluruz. Bazen gazeteye, televizyona, elimizdeki kitaba öyle dalarız ki etrafımızda olan bitenin farkına varmayız. Bazen de arabamızı sürüp birşeyler düşünürken döneceğimiz kavşağı çoktan geçtiğimizi farkederiz. Bunların hepsi de bilincin açık ama bilinçaltının daha ön planda olduğu durumlardır.

Eğer siz de bu ve benzeri durumları yaşamışsanız, tamamen doğal olan bu mekanizma işlemiş, siz de hipnotize olmuşsunuz demektir.

başa dön

 
     
 

*

Hipnozla İlgili Kavramlar

 
 

Hipnotizmanın tarifinde esas nokta telkinleri bilinçaltına ulaştırmaktır ve bunun da birçok yolu vardır. Hipnozla ilgilenen camialar içinde herşeyin bir hipnoz olduğuna dair bir kanaat vardır. Toplumun büyük çoğunluğu, hipnoz ile ilgili ilk bilgilerini seyrettikleri filmlerden ve yurtdışında oldukça yaygın olarak sergilenmekte olan sahne gösterilerinden edinmiştir ki bu tür eğlence hipnozu büyük oranda abartılı olarak sunulmaktadır. Sahne hipnozu, tedavi hipnozundan çok farklı olarak özellikle şovu renkli kılacak uygun seyircilerin katılımına ihtiyaç duyar. Hipnotizma ile ilgili bilinen en büyük yanlışlardan biri, kişinin iradesinin başka bir kişinin kontrolüne girdiği şeklindedir ki bu sahne hipnozunda bile gerçekleşecek bir durum değildir. Hiç kimsenin derin hipnoz altında dahi kendisine zarar verecek bir eylem içine girmeyeceği gerçeğinden hareketle, toplumun ancak % 5 -10 gibi bir kesiminin sahne hipnozu için uygun bireyler olduğunu, uygulayıcının da kalabalık aday grubu içinden şova uygun olanları seçmekte oldukça tecrübeli olduğunu bilmek gerekir. Hollywood filmlerinden hatırladığımız robot haline gelmiş hipnoz altındaki kişilerin sahnelerini ise sadece film olarak değerlendirmek gerekir.

Sahne hipnozu, bugün tedavi amaçlı kullandığımız hipnozdan oldukça farklı özelliklere sahip olsa da, hipnozun gizemli bir olay olarak karşımıza çıkmasına, ilgi çekici, merak uyandırıcı, nisbeten tedirgin edici özellikler kazanarak ünlenmesine, yayılmasına yol açmıştır.

Klasik hipnoz, uygulayıcı (hipnotizör) ve uygulanan (suje) olmak üzere iki kişi arasında gerçekleşir. Başlangıçta suje hipnoz konusunda bilgilendirilir, yanlış bilgilendirmelerden doğan korkuları giderilir, örneklemeler yapılır. Mayalanma - tohumlanmanın sağlandığı bu hipnoz öncesi dönemde sujenin hipnoza girmeye hazır hale gelmesi sağlanır. Sonraki süreç değişik yöntemlerle hipnoza ulaşılan indüksiyon sürecidir ki derinleştirme, derinlik testlerinimn uygulanması, gerekirse dahada derinleştirilmesi süreci hipnozu diğer iletişimlerden farklı kılan özelliğini oluşturur. Bilinçaltının kapılarının açılmasını takiben telkinlerin yerleştirilmesi, gerekli (tedavide hastanın önceden sipariş ettiği) değişikliklerin yapılması, seansın esas kısmını oluşturur. Bu dönemde seans sonrası için telkinler de verilebilir. Son basamak hipnozdan çıkarma, uyandırma dönemidir ki suje uyandıktan sonra da halen telkin almaya çok müsait olduğundan oldukça önemli bir dönemdir. Bahsettiğimiz bu klasik yöntem içinde dahi birçok varyasyonlar olmakla beraber, kısaca tarif edilen şekliyle "hetero - hipnoz" veya sadece "hipnoz" olarak anılır. Birden çok kişinin suje pozisyonunda olduğu grup hipnozu da bu tanım altında karşılık bulur. Aynı anda birden çok kişinin transa sokularak toplu halde telkin verme özellikle zaman ve maddi yönden tasarruflu olsa da kişilerin farklı yöntemlerle, farklı derinlikte transa girme özelliği nedeniyle bireysel hipnoz kadar başarılı olunamamaktadır.

Hipnotizörün seans sonrası için herhangi bir uyarıya karşı devreye girecek posthipnotik telkinlerden farklı olarak, sujenin zamanlamasını kendi seçerek uygulamaya sokacak şekilde telkinlerin bilinçaltına yerleştirilmesi de mümkündür. Otohipnoz denilen bu yöntemde hipnotizör, telkinlerin sujenin gerek gördüğü zaman devreye girmesini sağlayacak şekilde telkinleri yerleştirir. Kişinin kendi kendisini hipnoza alıp, telkinlerini kendisinin yerleştirmeye çalıştığı yöntem self - hipnoz olarak anılır. Oto - hipnoz ve self - hipnoz günümüzde cd, kaset ve kitaplarla oldukça büyük bir piyasanın doğmasını sağlasa da maalesef çok da başarılı olunduğu görülmemektedir.

Hipnoz uygulamasında yukarda bahsedilen direk yöntem olarak da anılan klasik yöntem, bir dizi prosedürü takip ederek trans haline ulaşmayı sağlarken, bütün bu prosedürleri atlayarak uygulanan indirek yöntemden de bahsetmek gerekir. Bilincin sınırlı bilgi işleme kapasitesinin aşıldığı anda bilinçaltına ulaşıldığı, artık kapasitenin yeni informasyonu tahlile yetişemediği durumda uyaranların artık doğrudan bilinçalına ulaştığı bu yöntemde, hipnoz tamamen siz farkında olmadan gerçekleşebilir. Uyanık veya gözü açık hipnozu da denilen bu tür hipnozun tedavi amacıyla belki de ilk uygulayıcısı ve kendi adıyla anılmasını sağlayacak kadar gelişmesini sağlayan, Psikiatrist Milton Erickson (1901 - 1980) olmuştur. Dr. Erickson, müthiş gözlemciliği ve bilgi birikimi ile karşısındaki kişiyi sohbet esnasında derin hipnoza alma becerisini göstermiş ve bunu nasıl yaptığını öğrencilerine öğretmiştir. Kendisinden sonra da eğitime devam eden Ericksonien Hipnoz Enstitüsü zaman zaman ülkemizde de kısa süreli eğitim toplantıları yapmaktadır.

Direktifleri anlayıp uygulayabilecek seviyede zihinsel melekelerine erişmiş ve bunları koruyabilmiş, isteyen herkes hipnoza girebilir. Ancak herkes aynı şekilde hipnoza girmez. Bazıları daha analitik uçta olup, direktif almak yerine vermeye, her söyleneni sorgulamaya, belki de bir şekilde kendilerini korumaya daha meyillidirler ki, fazla rahatlamaktan rahatsız olan bu kişilerle çalışırken uygulanacak etkili yaklaşım ile çok daha kolay gevşeyip rahatlayabilen, kolay kabul eden, direktifleri izlemekten rahatsız olmayan analitik - olmayan uca yakın kimselere etkili yaklaşım farklılık içermektedir. Seans öncesi uygulanacak birkaç basit test ile kişinin hangi uca daha yakın olduğu belirlenerek buna göre seansın seyri belirlenir. Buna göre, verilecek telkinlerin otoriter tarzda mı, permisiv yani müsaade ediniz, kabul buyurunuz tarzında mı verilmesi gerektiği, telkinin işlemesi yönünden oldukça önemlidir.

Tedavi yaklaşımlarında bir başka konu, her problemin çözümünün bilinçaltının en derin yerlerinde araştırılması gerekliliğinin olmamasıdır. Özellikle çocuklarda ve bazı psikosomatik denen ruhsal kaynaklı bedensel şikayetlerde oldukça etkili olan direk basit önermeler, büyük sorunlara hızlı ve kolay çözümler getirebilmektedir. Sorunun algılanışını veya zihinsel - bedensel işleyişini değiştirebilen direk telkinler nisbeten uzun analiz sürecini oldukça kısaltabilir. Doğrudan telkinlerin yetersiz kaldığı durumlarda sorunun kaynağı, ilk başlatan olay, besleyen olaylar, algılanış şeklinin araştırıldığı hipnoz altında analiz - hipnoanaliz - yapmak mümkündür.

Hipnozun derinliği de içinde birçok soruyla beraber gelen, hipnoz camiası içinde sıklıkla tartışmalara neden olan bir konudur. Hipnoz nerede başlar, nerede biter, gerçekten hipnoza girmek diye dolayısıyla çıkmak diye birşey var mıdır? Şu anda hipnoz altında olmadığınızdan emin misiniz? gibi sorulara cevap bulmak pek kolay değildir. Bununla birlikte, bedensel ve zihinsel faaliyetlerde gözlenen değişikliklere göre bazı sınıflamalar yapılmış, hedeflenen amaca yönelik olarak belli derinliklere ulaşmak gerekliliği tarif edilmiştir. Kabaca yüzeyel (hafif - hipnoidal), orta ve derin düzey olarak sınıflanabilecek trans derinliği çok daha detaylandırılarak çeşitli hipnoz derinlik skalaları ortaya çıkarılmıştır. Çoğu tedavi için hafif - orta derinliğin yeterli olabileceği söylenirken bazı ekoller derin transı şart koşmaktadır. Sıklıkla kullanılan hipnoz derinlik skalaları arasında Stanford D.S., Harvard D.S., Davis - Husband D.S., Harry - Arons D.S., LeCron - Bordeaux D.S., Sunnen D.S. sayılabilir. Her bir skala kendi içinde hipnozu değişik sayıda evrelere ayırmıştır. Örneğin Arons D.S.'nda 6 seviye tarif edilmişken Sunnen D.S.'nda 100 seviye tarif edilmiştir. Hipnoz seansı içinde ulaşılmak istenen seviyeye kadar derinleştirme devam ederken hastanın bulunduğu seviye değişik derinlik testleri ile saptanır.

Ofis ortamında pratikliği nedeniyle tercih edilen Arons Derinlik Skalasına göre hipnoz öncelikle iki kademeli görülür. İlk kademe hatırlamalı evreler, ikinci kademe hatırlama kayıp evreler olarak ayrılır. İlk kademe içinde de gittikçe derinleşilen 3 evre tarif edilmiştir. Buna göre 1. evre göz katalepsisi denilen küçük kas gruplarının etkilendiği, sujenin oldukça uyanık olduğu, yüzeyel derinliktir ki aslında sigara bırakma, kilo verme gibi birçok tedavi için bile yeterli olduğu söylenir. 2. evre kol katalepsisi denilen, büyük kas gruplarının etkilendiği derinliktir. 1. evreden biraz daha derin olan bu evrede nedensellik bozulmaya başlar. Seansların çoğu bu evrede yapılmaktadır. 3. evre sayı blokajı olarak anılmaktadır ki nerdeyse tüm kasların kontrolünün teslim edildiği evredir. Bu evrede suje bir kelimeyi, mesela bir sayıyı veya ismini hatırlayabilir ama telkin verildiğinde kelimeyi telafuz edemez. Hatırlama kayıp ikinci kademenin ilk evresi olan 4. evre eldiven anestezisi / analjesizi olarak adlandırılır. Kişi mesela telkin verildiğinde üçden sonra hangi sayının geldiğini, adını, adresini hatırlayamaz. Bu evrede basınç hissi vardır ancak ağrı hissi kaybolur. Bu yönüyle diş tedavileri için iyi bir seviyedir. 5. evre anestezi evresinde ağrı hissinden başka basınç hissi de algılanmaz. Birçok cerrahi müdahele için yeterli derinliktir. Bu evrede telkinle pozitif halüsinasyonlar, yani gerçekte ortamda olmayan uyaranların (ses, görüntü, koku vs) vermış gibi algılanması olayı gerçekleşir. Hipnozun en derin seviyesi olarak tarif edilen somnanbulizmin gerçekleştiği 6. evre negatif halüsinasyon evresinde ise ortamda var olan uyaranların ortamda yokmuş gibi algılanması sağlanır.

Büyük cerrahiler gibi daha kesin seviye tesbiti gereken durumlarda diğer derinlik skalalarına da başvurmak gerekir.

Kesin sonuçları olan bilimsel bir araştırma olmamakla beraber kabaca toplumun %5'inin direktifleri anlamayacak durumda çocuk, yaşlı veya ruh sağlığı bozuk kişilerden oluştuğu ve bu yüzden hipnoza girmelerinin mümkün olmadığı, %15'lik bir kesimin hipnoza dirençli olduğu veya hafif derecede girebildiği, %50 orta, %20 derin, %15 çok derin hipnoza girmeye müsait olduğu söylenmektedir.

başa dön

 
     
 

*

Hipnozla ilgili YANLIŞ bilineneler

 
 
 
     
 

* Hipnoz derin bir uykudur.

* Hipnoz doğaüstü bir olaydır.

* Hipnoz altında bilinçsiz hale gelirsiniz.

* Hipnoz altında istemediğiniz şeyler yapabilirsiniz.

* Hipnoz altında etrafınızda olan bitenin farkına varmazsınız.

* Hipnoz altında söylemek istemediğiniz sırlarınız açığa çıkabilir.

* Hipnoz altında hipnotizörün kontrolü altına girilir.

* Hipnozdan çıkamamak diye bir durum vardır.

* Hipnoz altında söylenen herşey doğrudur.

* Hipnoza girenler biraz saf kişilerdir.

* Hipnotizörlerin özel güçleri vardır.

* Toplumun ancak %40'ı hipnoza girebilir.

* Hipnoza girmek için çok derin rahatlama gerekir.

* Hipnoz altında fiziksel ve zihinsel yetenekler sınırsız hale gelir.

 
     
     
 

*

Hipnoz ve Hipnoterapide İstenmeyen Etkiler ve Tehlikeler

 
 

Hipnoz, tamamen zararsız ve yan etkisi olmayan bir uygulama DEĞİLDİR !

Daha çok, uygulayan kişiye (Hipnotist, Hipnoterapist) bağlı problemlerle karşılaşmak mümkündür. Yeterli bilgi ve tecrübe ile donatılmamış bir hipnoz uygulayıcısı, ister eğlence, ister tedavi amacıyla yaptığı uygulamalarda ciddi sorunlara neden olabilir.

Meares isimli Tıbbi Hipnotist, 1961 yılında yeterli eğitim almamış bir hipnotistin karşılaşabileceği durumları 8 maddede toplamıştır.

1 - Hastanın durumu ve güveni kötü amaçlı kullanılabilir.

2 - Aradaki ilişki hipnotistin kişiliğinin olumsuz yönlerinden etkilenebilir veya hipnotiste bir bağımlılık gelişmesi sözkonusu olabilir.

3 - Önceden bilinmeyen travmatik hatıralarla yüzleşmeye neden olabilir.

4 - Gizli bir psikozun ortaya çıkmasına neden olabilir.

5 - Bir şikayetin yerini başka bir şikayet alabilir.

6 - Panik reaksiyonları veya travmatik fantazi üretimi olabiler.

7 - Yanlış anlamalara bağlı komplikasyonlar gelişebilir.

8 - Seans sonrası hastanın yeterince uyandırılmamasına bağlı problemler yaşanabilir.

Tedavi amacıyla uygulanan hipnoz için genel kural : Hipnoz uygulayarak bir rahatsızlığı tedavi edecek kişinin, hipnoz uygulamadan da aynı rahatsızlığı tedavi etme bilgi, beceri ve yetkisine sahip olması gerekir.

Yetersiz uygulayıcıya dolayısıyla hipnoza bağlı bazı tehlike ve yanetkiler şöyle özetlenebilir.

YANLIŞ TELKİNLER VERİLMESİ VEYA TELKİNLERİN YANLIŞ DEĞERLENDİRİLMESİ : Hipnoz uygulayıcısı, verdiği telkinlerin nasıl anlaşılacağından emin olmalı, yanlış anlaşılabilecek, abartılı sonuçlar doğurabilecek telkinlerden kaçınmalıdır. Telkin verme, bilinçaltının şaka - mecaz anlama özelliği olmadığından, herşeyi olduğu gibi, ciddi şekilde kabul etmesinden dolayı oldukça önemli bir konudur.

BEKLENMEDİK REAKSİYONLARI KONTROL ALTINA ALAMAMA : Hipnoz altında görülen hayaller son derece gerçekçidir. Seans içinde kişinin ne tür reaksiyonlar göstereceği tahmin edilemez. Özellikle tek seansta tedavi edilmeye çalışılan durumlarda sujenin yeterince tanınmaması, gerekli kontrolün sağlanamaması, yeterli uyum ve güvenin kurulamaması nedeniyle aşırı reaksiyonları kontrol altına almakta yetersiz kalınabilir. Bunun sonucunda tedavi edilmeye çalışılan durum daha da artabilir veya yeni sorunlar ilave olabilir.

YANLIŞ HATIRA YERLEŞTİRİLMESİ : Hipnozun (aslında hipnotizörün) yaratabileceği en ciddi sorunlardan biridir. Hipnotizör kendi tahminleri, beklentileri doğrultusunda hastayı yanlış yönlendirerek aslında hiç olmamaış şeyleri olmuş gibi algılamasına yol açabilir. Gerçekte yaşanmamış ama yanlış yönlendirmeyle olmuş gibi algılanması sağlanmış, özellikle çocukluk çağında taciz edildiği veya homoseksüel eğilimi olduğu şeklinde bir inanışa yol açması durumunda hastanın belki de çok daha ciddi problemler içinde kalmasını sağlayacak sorunlara yol açabilir. Hipnoanaliz, yani hipnoz altında geçmişin analiz edilmesi, özellikle bu konuda yeterli eğitimi almış olmayı gerektirir.

başa dön

 
     
 

*

Sık Sorulanlar

 
 

- HİPNOZ UYKU MUDUR?

Hipnoz, tam tersine aşırı bir uyanıklık halidir. Uyku esnasında bilinçsiz hale gelirsiniz ve birşey duyamazsınız. Bir şey duyamazsanız, bir fayda göremezsiniz. Hipnoz seansı esnasında uykuya dalacak olursanız, hipnotistin sizi uyandırması gerekir. İyi bir hipnotizör hastanın uykuya dalıp dalmadığını takip edebilir. Hipnoz altında yaşanan derin gevşemeye bağlı hastadan horultular bile gelebilir. Bu hipnotik uyku altında sıklıkla olabilir ve doğal uykudan farklı bir durumdur,

- NE KADAR DERİN TRANSA GİRMEK GEREKİR?

Değişik kaynaklarda tedavi amaçlı uygulanan hipnozda trans derinliğinin sanıldığı kadar önemli olmadığı belirtilmektedir. Mühim olan telkinin bilinçaltına ulaşmasıdır ve bazen hafif transda bu çok daha başarılı olur. Birçok tedavide yüzeyel hipnoz bile yeterli olurken, cerrahi girişim gibi durumlarda derin trans gerekliliği genel olarak kabul edilmektedir.

- KİMLER HİPNOZA GİREBİLİR ?

Talimatları anlayabilen herkes hinoza girebilir. 5-6 yaş altı çocukların, bunama derecesinde yaşlı kişilerin, I.Q. derecesi 70'in altında olanların, psikozun aktif dönemini yaşayan hastaların talimatları takip edebilmesi mümkün olmadığından hipnoza girmeleri güçtür. Önemli olan talimatları takip edebilmektir. İstek, inanç, ihtiyaç, güven ve motivasyon hipnoza girmeyi kolaylaştıran, süreci hızlandıran faktörlerdir.

- HİPNOZA ÖZEL BİR DUYGU VAR MIDIR?

Özel bir hipnoz duygusu yoktur. Çoğu kişi tanımadığı bir duyguyu tecrübe etmeyi bekler ve hipnoza girip girmediğinden emin olamaz. Hipnoz altında kendinizi rahatlamış, daha hafif, daha ağır, daha özgür hissedebilirsiniz, yaşadığınız duygu ne olursa olsun, içinizden gelen, tanıdık bir duygudur. Hipnotizör için kişinin hipnozda olup olmadığını gösteren bazı bedensel tepkiler ve derinliği anlamak üzere uyguladığı testler vadır.

- HİPNOZUN TEHLİKESİ VAR MIDIR?

Hipnoz olayına ait tehlike olarak sayılabilecek tek şey kişinin hipnozdan uykuya geçmesi olabilir ki hipnotizör kişiyi hipnoz altında bırakıp gitse bile 20 - 30 dakika sonra kişi kendiliğinden uyanır.(Hipnoz altında 30 dakikalık uyku, ~3 saatlik doğal uyku gibi dinlendirir !) Hipnozu uygulayan kişiye bağlı karşılaşılabilecek bazı sıkıntılar mevcuttur.

- HİPNOTİST BENİ KONTROL ALTINA ALABİLİR Mİ?

HAYIR. Hipnotist size istemediğiniz hiç bir şey yaptıramaz. Olan biteni takip eden bir üst kontrol mekanizması herzaman vardır. Kabul etmeyeceğiniz bir telkin yapıldığında bu üst kontrol telkini reddeder. Böyle bir durumda hipnozdan çıkarsınız.

- HİPNOTİST SIRLARIMI AÇIĞA ÇIKARIR MI?

İstemediğiniz takdirde hiç bir sırrınız açığa çıkmaz. Hipnoz altında iken hipnotistin robotu olmazsınız. Buna karşılık siz bilinçaltına daha da hakim bir duruma gelir, normalde farketmediğiniz şeyleri farkedersiniz. İstediğiniz anda gözlerinizi açıp hipnoz durumundan çıkabiirsiniz.

- HİPNOZ ALTINDA SÖYLENEN HERŞEY DĞRU MUDUR?

Hayır, hipnoz altında iken de yanlış hatırlanabilir veya yalan söylenebilir. Bu yüzden hipnoz altında alınan ifadeler mahkemelerde geçerli kabul edilmez.

- HİPNOTİSTLERİN GİZLİ, ÖZEL GÜÇLERİ VAR MIDIR?

Hayır, hipnotizörlerin hiç bir gizli veya özel gücü yoktur. Aslında tüm hipnozların self-hipnoz olduğu, yani kişinin kendi kendini hipnotize etmesi olduğu söylenir. Hipnotizör sadece sürece yardımcı olan, yol gösteren kişidir. Sihirli bir güç varsa bu hipnotizörde değil, hipnoz olan kişidedir.

- HİPNOZ NEDEN BAŞARISIZ OLUR ?

Birincisi, kişi gerçekten mevcut durumu değiştirmek istemiyordur, mevcut durumdan bilinçaltının sekonder kazanç dediğimiz bilinçli olarak farkında olmadığı bir fayda görmesi sözkonusu olabilir ki bu faydanın hipnoanaliz ile saptanması ve manüple edilmesi gerekir. İkinci olarak, bilinçaltı alıştığı, bildiği yoldan gitmeyi sever, değişiklikten pek hoşlanmaz. Kalıcı bir değişiklik için inatçı tekrarlar yapmak gerekir. İnsan doğası gereği tekrar yaptıkça daha iyi yapmak gibi bir kabiliyete sahiptir. Üçüncü neden, yine insan doğası gereği hiçbir alışkanlığından tamamen vazgeçemez, bir alışkanlık değiştirilecekse yerine bilinçaltının kabul edeceği başka bir davranış şekli koyulmalıdır. Aksi takdirde eski alışkanlığa dönüş riski herzaman vardır. Bu durumla özellikle sigarayı bırakıp bir süre sonra tekrar başlayanlarda sıklıkla karşılaşıyoruz. Dördüncü neden hedeflerin bilinçaltı kapasitenin üstünde olması olabilir. Hipnoz sizi maksimum bilinçaltı sınırınıza yaklaştırabilir ki bu bilinçli sınırlarınızın çok üzerindedir. BİLİNÇLİ SINIRLARINIZI AŞABİLİRSİNİZ ANCAK HALA BİLİNÇALTININ SINIRLARI VE TABİAT KANUNLARI İLE ÇEVRİLİSİNİZDİR. Yani hipnoz uçmanızı sağlayamaz.

- HİPNOZ CD'LERİ İŞE YARAR MI?

Hipnoz kişisel bir olaydır ve herkes aynı şekilde hipnoza girmez. Genel telkin, rahatlama amaçlı kullanıldığında populasyonun bir kısmında işe yarayabilir ancak tedavi amacıyla uygulandığında hipnoz cd'leri ve grup hipnozu dua etmekten veya meditasyon yapmaktan daha başarılı görülmemektedir. Hipnoterapistinizin birkaç seans sonra size self hipnozu öğretmesi ve size özel cdler vermesi oldukça etkili olabilir.

başa dön

 
     
 
 
 
 

0312 445 00 46

hipnozankara@yahoo.com

 
 

 

             
   
Hipnoz Nedir?
     
Hipnozla İlgili Kavramlar
       
Hipnoz Ne Değildir?
         
Hipnoz ve Hipnoterapide İstenmeyen Etkiler ve Tehlikeler
           
Sık Sorulanlar
 

Sağlıkta ve Hastalıkta

Hipnoz Ankara